Çok pis göt oldum dün akşam üstü. Bir heves kargoyu karşıladım, apar topar yırtarcasına açtım, bir baktım ki ene! bir kağıt düşü verdi kargo torbasının içinden.
İşsizsin güzelim, demiş bana. Yaş kaç olmuş turşunu kuracağız neredeyse, demiş. I am not satisfied as to your circumstances, demiş. I am not satisfied that you are a genuine visitor to the UK or that you will leave the UK at the end of the visit as you state, demiş...
Hobaaa satisfaction yeah diyesim geldi o an bi. Sonra baktım, oha lan dedim paramla rezil olmuşum. Herifler bildiğin göçmen kuş muamelesi yapmış bana. Penguenim ben, uçamam, kanatlarım yok ancak "i can slide, slide away" dedim.
İşsizliğimi yüzüme vurup "i am not satisfied" dedi resmen ya. "we" de bari. "i" diyince sanki herhangi birine giriş izni istedim sandım kendimi. Ama yine de girişesim var. Geri dönmeyeceğimi sanıyorlarmış. Tabi canım rüyalar ülkesisin sonuçta dimi? Alt tarafı 15 gün sokak sokak gezecektim. Çok moralim bozuk. Red yiyince ezik hissetim ya kendimi, şimdi bol bol saldırasım, laf sokasım var o ülkeye. Gelmem ben daha da london'a felan. Bu saatten sonra yalvarsanız, ayağıma kapansanız da gelmem! (tutmayın küçük enişteyi)
Neyse ya sonra güldüm işte bir müddet. Sonra hüzünlendim tabi. Böyle bir şeyler parçalandı, yıkıldı. Kısacası bi apışıp kaldım o an. Şimdi sabahın kör vakti kalktım dolandım dolandım dolandım. Ne yapacağımı henüz tam olarak bilemiyorum. Acentayla gidip konuşacağım, "ulan heriflere kardeşim orda zaten o da dönecek bi 15 gün gezip gelcem diyecektim dedirtmediniz bunun için mi lan!" diye çemkireceğim. Bakacağım bi duruma. Çok uzayacak tabi bu iş. Bir anlamı kalacak mı o saatten sonra bilmiyorum.
Paramla rezil oldum resmen. Velhasıl şu an, şu saatte tam toparlanamıyorum. Kapı arkasında bavulum felan duruyor. Unutmayayım diye tıkıştırdığım bir kaç parça şey var içinde. Garip bir durum. Dünyanın sonu değil belki ama insan yine de bir kala kalıyor öyle. Napıyım? Gideyim bir müddet limon ağacının altında oturayım. Limonu da yok garibin...
Öyle işte.... Git bi çay koy derler ya hani, cidden gideyim çayı demliyim sabah sabah napıcam başka. Kalkmışım 7.30 ne uyku var ne bişi... Dur metnin sonundaki yerden de işaretliyim kendime "git bi çay koy" diyim.
5 yorum:
yeaa sıkma canını be :)
london da dolaşmazsan evin içinde dolaşıyorsun işte
hemde kimseden izin almadan birde bu bakış açısına yönel bence mutlu edebilir ama etmeyedebilir bilemiyorm :))
üzüldüm gerçekten ya, ama her şeyde bi hayır vardır deriz bu çok doğru :) başka bi ülke denesen mesela?
anca evde dolanıyorum zaten (: bakalım yazın başka bir yere gidebilirim. şimdiden bişi diyemiyorum biraz geçsin. iş durumlarına bakayım da küçük zamanların küçük insanı olmaya devam edicem bi müddet (:
benim de ilk vize başvurum reddedilmişti.. üstelik bir konferansa katılmak istediğim ve elimde davet olduğu halde.. vazgeç bu sevdadan demek için yaptıkları standart bir uygulama sanki bu avrupa ülkelerinin.. insan deliye dönüyor, çok iyi anlıyorum hislerini.. eline tutuşturulan açıklamaya gelince; kararsız kaldımÇ böyle uyuz bir açıklama mı daha sinir bozucu, yoksa bana geldiği gibi reddediyoruz ve gakguk yasamıza göre bir halt da açıklamak durumunda değiliz diyen almanca mektup mu..
valla ben de emin değilim ama bu yaptıkları açıklama benim yeterli derecede sinirlerimi bozdu. insanı öyle değilsin böyle değilsin ne işe yararsın şu hayatta kıvamını sokuyor. gerçi şuanda önemsemiyorum. başka planlarım var (:
Yorum Gönder