Dedim ki :

i know all the rules, but the rules do not know me...

"bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak hoştur. ve geceleri gökyüzüne bakarsın. herşeyin çok küçük olduğu gezegenimi gösteremem sana.. belki böylesi daha iyi. yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin..."




Ekim 07, 2010

Açık Mektup

Bir çocukluk yapmak geçti bugün içimden. Hani genelde ortaokul veya lisede aşık olduğunda cesaret edeceğin türden şeyler. Ayrılığın hüznüne katlanamayınca hani son bi şansını denemek için kalkışacağın türden bir şey. Vereceği tepkiden korkarak, ama yine de bi umut ve merak ederek... Hatta tepkisiz kalırsa öleceğini düşünerek... Hayata dair aptal yazıların verdiği "ders"ler vardır ya... Aman saklamayın, geç olmadan söyleyin, sevmek utanılacak bişi değil, keşke dememek için vs vs diyen... Onlara kapılıp da bi mail atasım geldi. Eh zaman mail zamanı, facebook, msn zamanı... Sms de atabilirim gerçi. Ama içim öyle dolu ki sığmayacak hiç bir şeye. 

Ama cesaretim yok. Kırgınlığım cesaretimi bastırıyor. Korkuyorum ve belki de bir ömrü daha ıskalıyorum. Yazdım, yazdım, yazdım ve sildim herşeyi... Sonra sadece aşağıdakini yazdım. Can baba zaten özetini çekmiş içimdekilerin... Bir de her tv yi açışımda hangi müzik kanalını çevirirsem çeviriyim duyduğum o şarkıyı ekledim sonuna... Peki yolladım mı? Hayır. Bu da açık mektup gibi olsun o zaman. Bilmesin... Bilmeyeyim ben de...




Seneler geçsin, sen beni bil ben seni bileyim istiyorum.
Benim olduğun kadar dostlarının,
dostlarının olduğun kadar benim ol istiyorum.
Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp atlatalım.
Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.
Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.
Sen çok dertlenip, içip arkadaşlarınla eve gelmelisin.
Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
Öyle ki,
yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim.
Güzel günlerimizi evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız.
Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek….
Böylece yaşamalıyız işte.
Sonra çocuklarımız olmalı,
Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.
Geceleri ağladıkça sırasıyla susturmalıyız.
Sen arada mızıkçılık yapmalısın.
Ve ben söylenerek sıranı almalıyım.
Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım,
Söylenerek yumurta kırmalısın.
Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
Zaman su gibi akıp giderken,
Herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.
Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden.
Mutlu da olsa,
Kötü de olsa,
Yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı.
Saçlara düşünce yada gidince aklar,
Çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden.
Kavgasız,
Her sabah cinayetle uyanılmayan,
Sessiz bir yere gitmeliyiz.
Geceleri balkonda denizi seyredip,
Sandalyelerimizde sallanmalıyız.
Eve gelip benden kahve istemelisin.
Çocuklar gelmeli ziyaretimize,
Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız.
Öyle sevmelisin ki beni,
Bu yazdıklarım korkutmamalı seni,
Tebessümler açtırmalı yüzünde.
Birgün bu hayatı bırakıp giderken,
Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde
Birbirimiz sevmenin gururu olmalı “HERŞEYDE”…..


8 yorum:

bevren dedi ki...

Can Yücel'in en sevdiğim şiiri. Geçmişe götürdün beni. Mutluluk ve hüzün bir arada :( :)

Bu şiiri ilk defa okuduğumda hayran kalmıştım. Sevgi bu kadar mı güzel anlatılır demiştim. İstekler, hayaller bu kadar mı güzel dile getirilebilir.

Televizyonumu hiç açmadığım için şarkıyı ilk defa dinliyorum. Güzelmiş :)

Antartika Konsolosu dedi ki...

bu şiiri ilk okuduğumda aynen ben de öyle hissetmiştim birini böyle sevebilmek mümkün mü demiştim (:

bunca zaman sonra tekrar okudum ve aklıma sadece bir kişi geldi. buruk bir gülümseme... keşke bazı şeylerin kıymetini elimizdeyken bilsek. ama insanız. aciziz. hatalar yapıyoruz... ama o şiirdeki gibi olabilmeyi diliyorum hala onunla...

bu şarkıyı da aslında bigün arabadayken duydum. yine aklıma tek bi kişi geldi (: şimdi ne zaman duysam içim acıyo.

elimden aslında bir şeyler gelir. düzeltebilirim içimde bulunduğum durumu. ama ne cesaretim var bunun için ne de kahrolası kırgınlığım yüzünden gururum el veriyor.

böyle de dökülürüm birden işte (:

bevren dedi ki...

ne yaşadığını bilmiyorum, ama bence kırgınlığı da gururu da bir kenara bırak. hala elinden gelen birşeyler varken fırsatını değerlendir. yarın çok geç olabilir ve bu yüzden pişman olabilirsin ;)

Antartika Konsolosu dedi ki...

biliyorum... ama bilmekle yetiniyorum (:

Adsız dedi ki...

Yavrum,bunları sevdiğine söyle.Çıkmadık canda umut vardır derler.Gerçekleri öğrenirsen acılarından başka neyi kaybedersin ki?İnsanları hala sevebiliyorken şansını dene.Senin ve bütün sevebilenlerin şerefine kaldırıyorum kadehimi.

Antartika Konsolosu dedi ki...

belki de bazı şeylerin hiç söylenmemesi daha iyidir (:

yine kaldırdığın kadehe başımı öne doğru eğip saygıyla karşılık veriyorum (:

Burak Kara dedi ki...

"
kopan ip, bağlanabilir yeniden
tutar tutmasına ama
kopmuştur işte bir kere
"
Bertolt Brecht


zorlama derim...

sonucta:

"Leyla sensin sevdiğin hayal değil çocuk"
Hüsnü Arkan


ki,

"
Bir deve, asla bi' deve değilmiş,
Bunu bil, konu bu!
"
Cenk Taner


sikma canini.. sevdigine degecek biri olursa sev sevebildigin kadar, en güzel sey, hele de hak ettigince seviliyorsan; ama kendi kiymetini bil önce.. yoksa cok üzülüyor insan..

Antartika Konsolosu dedi ki...

kendi kıymetimi bildiğim için zaten duruyorum ya (: bu sebepten susuyorum. bu sebepten bilmesin... burda öylece isimsiz kalsın geçsin (:

"Bir Dur Densin"