Dedim ki :

i know all the rules, but the rules do not know me...

"bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak hoştur. ve geceleri gökyüzüne bakarsın. herşeyin çok küçük olduğu gezegenimi gösteremem sana.. belki böylesi daha iyi. yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin..."




Kasım 19, 2009

Sisler Bulvarı

Nedense susasım var buaralar... Ben susayım benim yerime başkaları konuşsun. Zaten onlar konuşunca, benim ağzımı açmama gerek kalmayacak...


Atilla İlhan'ın o güzelim şiiri, Grup Dinmeyen'in müziğiyle... Görüntüler de Kazım Koyuncu belgeselinden...Üçü bir arada daha nolsun...




elinin arkasinda günes duruyordu
aylardan kasimdi üsüyorduk
agacin biri bulvarda ölüyordu
sehrin camlari kaygisiz gülüyordu
her köse basinda öpüsüyorduk

sisler bulvarina aksam çökmüstü
omuzlarimiza çoktan çökmüstü
kesik birer kol gibi yalnizdik
daglarda ates yanmiyordu
deniz fenerleri sönmüstü
birbirimizin gözlerini ariyorduk

sisler bulvar’inda seni kaybettim
sokak lambalari öksürüyordu
yukarida bulutlar yürüyordu
terkedilmis bir çocuk gibiydim
dokunsaniz aglayacaktim
yenikapi’da bir tren vardi

sisler bulvari’nda ölecegim
sol kasigimdan vuracaklar
bulvar duraginda düsecegim
gözlüklerim kirilacaklar
sen rüyasini göreceksin
çiglik çigliga uyanacaksin
sabah kapini çalacaklar
elinden tutup getirecekler
beni görünce tas kesileceksin
aglamayacaksin! aglamayacaksin!

sisler bulvari’ndan geçtim sirilsiklamdi
islak kaldirimlar parliyordu
durup duruken gözlerim daliyordu
bir bardak sarabda kayboluyordum
gece bekçilerine saati soruyordum
evime gitmekten korkuyordum
sisler bogazima sarilmislardi

bir gemi beni afrika’ya götürecek
ismi bilmem ne olacak
kazablanka’da bir gün kalacagim
sisler bulvari’ni hatirlayacagim
kirmizi melek sarkisindan bir satir
lodos’dan iki
senin kirpiklerinden bir satir
simsiyah bir satir hatirlayacagim
seni hatirlatanin çenesini kiracagim
limanda vapurlar uguldayacak

sisler bulvari bir gece haykirmisti
agaçlari yatiyordu yoksuldu
bütün yapraklari sararmisti
bütün bir sonbahar aglamasti
aglayan sanki istanbul’du
öl desen belki ölecektim
içimde biber gibi bir kahir
bütün siirlerimi yakacaktim
yalnizlik bana dokunuyordu

eger sisler bulvari olmasa
eger bu sehirde bu bulvar olmasa
sabah ezaninda yagmur yagmasa
süphesiz bir delilik yapardim
hiç kimse beni anlayamazdi
on bes sene hüküm giyerdim
dördüncü yilinda kaçardim
belki kaçarken vururlardi

sisler bulvari’ndan geçmedigin gün
sisler bulvari öksüz ben öksüzüm
yagmurun altinda yalnizim
agzim elim yüzüm islaniyor
tren düdükleri iç içe giriyorlar
aklimi fikrimi çeliyorlar
aksaray’da isiklar yaniyor
sisler bulvari ayaklaniyor
artik kalbimi susturamiyorum

Hiç yorum yok:

"Bir Dur Densin"