Bu blogu takip ettiyseniz adam akıllı eğer, elbet ucundan köşesinden biliyorsunuzdur hikayemi. Uzun süredir bir boşlukta salınıp durduğumu, hayal kırıklığı yaratan ve bir o kadar yoran ilişkilerden çıkıp kendimi başka yorucu ilişkilere attığımı, hatta yeri gelip tüm şalterlerimi indirip kendimi karanlığa gömdüğümü...
Bundan 40 gün önce bir ekim günü biri girdi sonra hayatıma. Ben varım bak bu evrende, dedi. Hani evren duy sesimi diye bağırıp duruyorsun ya bak işte beni gönderdi sana, dedi. Zorlamadı kapılarımı. Zaten kapılarım kilitli değildi. Fark etti. Anladı. Hissetti. Cesaretiyle cesaretlendirdi. Dik duruşu ile benim de kamburumu düzeltti. Kimsenin bakmadığı gibi baktı bana, kimseye bakmadığım gibi bakarken ben ona... Hayallerimi planlara dönüştürdü birden. Yapılabileceğini gördüm en yapılamaz denilenin. Yapıldığına şahit oldum hatta tüm üşenilenlerin. Kış başlarken bahara girdim ben. Mayıs oldu Kasım ayı. Hava ısındı. Kuşlar çıktı meydana. Yollar, yollar, yollar... Ben yollara düştüm 40 günde. Benim için önemli olan küçücük bir şey dünyanın en önemli şeyi haline geldi. Neyim varsa kenara ittiğim değerlendi yeniden. Baş tacı oldum, hayatımın orta yerine kocaman bir direk dikerken.
İlk kez uzun zamandır blogta anlatamadım bir şeyleri. Her şeyi yaşarken öyle çok anın keyfini çıkarmakla meşguldüm ki... Ben aşık oldum (: Aşık olmakla da kalmadım. Dün İstanbul'un köprülerine bakarken ve haberim olmadan birileri benim için bir şeyler yapmaya devam ederken "evlenme teklifi" aldım ben. (:
Evleniyorum (: Evet ben! Ben evleniyorum. Bu kadar kısa süre içerisinde böyle bir karar alıyorum. Çünkü sanki onu senelerdir tanıyorum. Hayatımın puzzle parçalarından birini daha bulup yerine yerleştiriyorum. Birini sevmek nasıl bir şeymiş yaşıyorum. Hele de sevilmek nasıl bir şeymiş onu öğreniyorum. Ben çok seviliyorum!
Kendimi aşıyorum ben! Durduramıyorum gülümsememi. Korkularım var elbette ama onun göğsüne yaslayınca başımı cesaretleniyorum. Siliniyor ne kadar kötü varsa çevremde. Gözlerimin içi gülüyormuş meğer, onun gözlerine bakarken anlıyorum.
Oysaki hayatımı değiştiriyorum. Aşk, kısacık bir zaman içerisinde radikal kararlar alıp birinin peşinden gidebilmekmiş. İstanbul'a gelmek için harcadığım çabayı silip bambaşka bir şehre gidiyorum. Günün birinde bu şehre onunla gelme ihtimali ile mutlu olarak.
Öyle işte (: Mutluyum lan ben! Mutluyum olm! Valla mutluyum ((:
9 yorum:
Ucundan kıyısından ancak hayal edebildiğim bir şeyi yaşıyorsun. O kadar şanslısın ki... En güzeli de ne kadar şanslı olduğunu biliyor olman. Mutluluklar :)
Tebrik ederim çok sevindim bu habere :)
(ikinci paragraf.)
mutluluklar (:
ne yalan söyleyeyim, biraz hızlı bir karar olmuş tabii ki; ama umarım sana mutluluk getiren bir karar olur! ;)
Şimdiden "Tebrikler!" diyelim.. (:
teşekkür ederim hepinize (:
@Burak. Biraz sanki öyle oldu. Ama bu durum rahatsız etmiyor beni. Korkmuyorum ilk kez sonundan. Ama yine de böyle söyleyince büyük mü konuşuyorum demiyorum değil. Her şeyin hayırlısı (: En azından ilk kez ne istediğimi biliyorum (:
Tebrikler ve mutluluklar... :)
Bazen zaman önemi olan en son şeydir... Bazen hissedersin, ilk anda hissedersin, farklıdır, tamamlayanındır...
teşekkür ederim (: zaman kavramını yitirdim zaten ben (: tamamlandım belki de o yüzden...
hohooo tebriklerr :))
teşekkür ederiimmm ((:
Yorum Gönder