o gün bize geldiğinde ayakların kokuyordu. çıkarsana çorabını demiştim sana. içerden kardeşimin temiz çoraplarından verip senin kokan çoraplarını elimde yıkayıp asıvermiştim hemen kurusunlar diye. bir keresinde de ayağının serçe parmağı nasır olmuştu. haftalarca oflayıp puflayıp gezinmiştinde de kimseye dokundurtmamıştın. sonra ben yavaş yavaş acıtmadan ellerimle almıştım o nasırı ve mikrop kapma diye de basmıştım tentürdiyotu. ve yanmasın canın diye de tüm nefesim tükenene kadar üflemiştim...
hani gittiğimiz o saçma filmde diyordu ya "insan sevdiğinin çapağından iğrenirmiymiş hiç?" diye...
oysaki ben iğrenmemiştim hiç senden. peki niye şimdi yaptıkların ve söylediklerin midemi bu kadar çok bulandırıyor ki?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder