Altınoluk’un tepelerinde bir çay bahçesinde oturuyoruz, acıkmışız gözleme yiyeceğiz. Gece saat 00.30 civarı. Sessiz sedasız otururken duvarları kırmızı mavi bir ışık aydınlatıyor. Ve megafonda bir ses “sağ çek, duymuyor musun” kafamızı sesin geldiği yöne çeviriyoruz. Önde yavaşça yokuşu çıkan bir pikap arkada polis… Belli ki bir kovalamaca söz konusu. Ama yokuş yukarı pek bir heyecanı yok. (: Megafondan yine bir ses ;
“LAN! Çeksene kenara.”
Ben “lan” kısmına odaklanmışken arka masamızdan mükemmel bir taktik geliyor. “İşi bilmiyor. Çek silahı ateş et lastiklere olsun bitsin”
Ben şaka yapıyor kesin edasıyla arkamı döndüğümde, amcamın gayet ciddi olduğunu fark ediyorum. Elini de hafifçe sallıyor diğerlerine doğru, tabi canım ben işimi biliyorum der gibi…
Kendisinin Amerikan filmi sever bir amcamız olduğunu düşünürken gözüm polise ve kaçan pikapa takılıyor. Yol dönemeçli olarak kademe kademe çıktığından hala daha yavaşça önümüzden geçmekteler. .. Megafondan gene bir ses yükseliyor. “Lan! Dursana olm!”
Gülümsüyorum. Suratımda “Bu ne LAN” ifadesi…
Polise mi güldüm, yavaş yavaş kaçtığını sanan pikaptakine mi, yoksa ekşın sever amcaya mı? Bilmiyorum topuna birden sanırım :D
2 yorum:
Benim gözümde şöyle bir sahne canlandı bir an için: Yamuk yumuk taş döşeli dar bir sokakta yokuşu zar zor çıkan bir anadol kamyonet, onu izleyen eski (siyah-beyaz) reno 12 polis arabası ve bu ağır çekim aciz takibe "bu ne lan?" ifadesiyle bakan (muhtemelen takipten hızlı ilerleyen) yaya ve yorgun kaldırım insanları... Tabii gerçek olaydan bağımsız olarak benim senaryomda vakit akşam üzeri... :P
-------
Sahneden bağımsız olarak, denilebilir ki, yurdum polisinin insanla, yurdum insanınınsa şiddetle olan ilişkisi ve bu bağlamda, yurdum insanından seçme yurdum polisinin şiddetle aşkı ve eşsiz "zerafeti" zaten insanın şaşkınlık ve çaresizlikten gözlerini yaşartıyor.. Daha çok şey söylenir ya.. Neyse..No comment!
--------
Yine de, yorumcu amcaya şaşıran sevgili uzaylı, bir noktayı unutma: Yurdum insanı akla gelebilecek (ve öyle her akla gelemeyecek) bilumum konuda bilirkişidir ve "bilir", ki o ne bilmektir, evlere şenlik.. Üstelik cömerttir, çekinmez, öylece çat diye çözümü dile getirir de, şaşırtır insanı.. Tarifsiz duygulara sürüklenir insan, nutku tutulur, sessizlikte yiter gider..
--------
Her şey bir yana, tatiline "ara verip" :P blog alemini habersiz bırakmadığın için teşekkürler!
Sevgiyle.. :)
Yorum Gönder