Dedim ki :

i know all the rules, but the rules do not know me...

"bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak hoştur. ve geceleri gökyüzüne bakarsın. herşeyin çok küçük olduğu gezegenimi gösteremem sana.. belki böylesi daha iyi. yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin..."




Haziran 07, 2009

Komşuculuk ne güzel ölmüştü lan! Ne ara canlandı? (Vol. 2)

Hava nasıl sıcak! Tipik bir İstanbul yaz günü. Nem derecesi git gide yükseliyor. Tenimin günden güne daha yapış yapış olmasından anlayabiliyorum bunu. Evde kendi odam malesef öğlene kadar güneş alıyor. Sabah ve öğlen güneşi o kısma daha çok vurduğundan haliyle bir fizik kanunu olarak o kısım daha bi ısınıyor, alev alıyor, yanıyor, yakıyor... Mecburen arka odada oturmak durumunda kalıyorum. Sıcaktan gebermeye niyetim elbetteki yok. Ama gel gelelim ki oturduğum oda da bir adet yangın çıkışı mevcut. Böyle bizim ev... Odamızda bir kapı var. Kapı yangın merdivenine açılıyor. Ama sadece merdiven yok, balkon gibi değil ama orda bir alan mevcut. Yaz gelince alt kat, üst kat, karşımız... Hepsi dökülüveriyor efendim bu alana. E kapılar açık tabi. Annemler sohbet halinde. Böyle apartmanda sanki tek bir evmişcesine bir hava esebiliyor bazen. Alttan üste konuşmalar, yangın merdiveninden kahve ikramları, bizim evde pişti sizin eve de düştü durumları... Babam sıcağa dayanamaz. Bu yaz bizim bazı düğünsel faaliyetlerimiz sebebi ile henüz yazlığa gidemedi. Haliyle adam bunalıyor ve kahretsinki bizim bu kapı hep açık! İşin ilginç yanı tamam açık da bi anda oturmuş yaymış kendi halimde pc de takılırken yada tv izlerken biri dalabiliyor içeri. Bu dalanların çoğu da daha önce "Komşuculuk ne güzel ölmüştü lan! Ne ara canlandı?" isimli yazımda bahsettim veled-ül vahşetler olabiliyor. Bir anda mesela bu sabah baktım içeri girdi 5.ci tanımlayamadığım yaşam formu, gelip köşe koltuğun tam köşesine yerleşti. Ve tv'ye odaklandı. Sokak kapısını açık bulan kedi misali. "Hoşgeldin.. Naber?" Ses yok... Hatta yüzünde öyle bi ifade varki : "ne var be, ne bakıyon, hiç mi oturan küçük bir kız görmedin?" Görmedim evet. Ben genelde oturan boğa görmeye alışkınım...

Ve akşam üstü odamda telefonla konuşurken kapının açıldığını hissettim arkamı döndüm kapı aralık kimse yok tam önüme döncem, o da ne? yatağımın üstünde 5. yaşam formu uzanıyor. Ne ara girdin, ne ara uzanıverdin oraya?


Sıcak bir akşamüstü... İstanbulda yapış yapış bir hava... Bizim apartmanda ise yine bir yangın merdiveni muhabbeti mevcut. Çaylar içiliyor, çocuklar istediği kapıdan giriyor çıkıyor... Belediyeye şikayet etcem yangın merdiveni amacının dışında kullanılıyor :D
Ve benim zerre huyuna çekmediğim "komşuculuğun gülen yüzü" annem... Karşı kapıdaki 1 yaşını henüz doldurmamış 4.yaşam formuna "gel babası, gel gel gel" öğretiyor...

Bu apartmanı seviyorum...

Hiç yorum yok:

"Bir Dur Densin"