Dedim ki :

i know all the rules, but the rules do not know me...

"bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak hoştur. ve geceleri gökyüzüne bakarsın. herşeyin çok küçük olduğu gezegenimi gösteremem sana.. belki böylesi daha iyi. yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin..."




Haziran 20, 2009

Mühim değil...

Ne yaptım biliyor musun?
Daha çok şarkı söyledim
Sigaraya yeniden başladım
Alışveriş yaptım gereksiz



Ne yaptım biliyor musun?
Bol bol seyahat ettim
Hatta yalnızlık çektim
Pişman oldum, kimseye söylemedim



Yani sustum genelde

Bazen de gülümsedim nazikçe
Dinlemediğim belli olmasın diye


Bitti buraya kadarmış dedim
Unuttum bile dedim
Avuttum kendimi sözde




Ama yine de akıyor gözyaşlarım...
Islatıyor yastığımı...
Seni özlediğim gecelerde..!






Çektiğin bir acıyı anlatırken gülümsersen, yada yazarsan biten bir aşkın sende bıraktığı izleri böyle süsleyip püsleyip.. Hafiflemiş mi olur herşey? Yani yaşanandan daha azmış gibi mi gelir?

İçimde bir özlem büyüyor nicedir. Nefret çoktan terketti yüreğimi. Ne gücüm var öfkelenmeye, ne de bitti işte, geçip gitti demeye mecalim... "Amaaaannn geçti çoktan" tavrı takınsam da içimde hala ince bir sızı... Neden? Çok zaman geçti halbuki üstünden. Bundan 20ay önceydi... Kadıköy'e yağmur yağıyordu usul usul. Süzülen bir damlanın izi var sanki alnımda hala.. Yağmur yağıyordu Kadıköy'e... "Bitti" dedi. "Bitsin" dedim... Yağmur yağdı... Bundan tam 20ay önceydi işte. Ayın 22si idi... Yağmur yağıyordu Kadıköy'e... Bundandır belki de aklımda bu denli kalışı...

2 yorum:

Burak Kara dedi ki...

Şimdi bir yerde ne alaka değil mi?

Ama Şeyh Bedrettin destanında şöyle bir kısım var:

"
Tarihsel, sosyal, ekonomik şartların
zarurî neticesi bu!
deme, bilirim!

O dediğin nesnenin önünde kafamla eğilirim.
Ama bu yürek
o, bu dilden anlamaz pek.

O, «hey gidi kambur felek,
hey gidi kahbe devran hey,»
der.
"

"Bitti" demekle hiçbir şey, bitse de bitmiyor ne yazık ki... İnsan kendine aklıyla ne çok şey anlatıyor, açıklıyor, kendini ikna ediyor vs. Ama yürek yine de tutup «hey gidi kambur felek, hey gidi kahbe devran hey,» deyiveriyor... Ayıp be bu yüreğin insana ettiği, değil mi a dostlar? :P Ediyor yine de... :(

İnsanın "yav bu dünya şimdi durmalı" dediği anlar oluyor, "Yav, bu gözünü sevdimin dünyası, bana, bu olup bitene bu kadar da kayıtsız kalamaz artık canım, değil mi?" diyor. Ama yok, o da inadına dönüyor...

Ama - bir yerde - iyi ki dönüyor; ve yerçekimine ve sürtünme kuvvetine bin şükür, biz de onla birlikte dönüyoruz da bir şekilde olağan akışına karışıyoruz yaşamın... Yoksa zor işimiz... Ha böylesi kolay mı, o da ayrı soru... Beterin beteri var diyelim... :P

[Şimdi, ne seni tanırım, ne mevzuyu bilirim, ne alaka bunca satır yazıyorum, değil mi? Hatta kendime de şaşıyorum, vs. Neyse, bu da böyle bir çağrışım oldu diyelim... Silersin olmadı bir ara... ;)

Esen kal... :)]

Antartika Konsolosu dedi ki...

ne çağrıştırdıysa öyle kabul et (:
"işte öyle bir şey" durumu. tanımlamaya bir çok kelime var da hangisini kullancağını bilemez insan.

silmiyim. saol ilgine. sen de esen kal (:

"Bir Dur Densin"