Dedim ki :

i know all the rules, but the rules do not know me...

"bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak hoştur. ve geceleri gökyüzüne bakarsın. herşeyin çok küçük olduğu gezegenimi gösteremem sana.. belki böylesi daha iyi. yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin..."




Kasım 01, 2009

Without Limits - Believe In Yourself

Biraz da sinema konuşalım (: Bu hafta çok fazla kimsenin bilmediği bir filmden bahsedicem. Without Limits
Başrollerini Brian Crudup ve Donald Sutherland'ın paylaştığı, Robert Towne’un yönettiği, prodüktörlüğünü ise Tom Cruise'un üstlendiği 1998 yapımı film....




Seneler önce ilk izlediğimde Nike ve Adidas karşılaştırmasına en uygun film olarak görmüştüm bunu. Bir filmi tek bir bakış açısıyla izlemek pek bana göre değil. Bazen filmin altında yatan şeyler de dikkatimi fazlasıyla çekiyor. Aslında filmin konusu Nike ve Adidas değil ama dikkat ederseniz bu karşılaştırmanın da farkına varacaksınız.

Film aslında Amerika'nın yetiştirdiği en popüler ve en yetenekli atletlerden biri olan Steve Prefontaine'in (1951-1975) hayatını anlatıyor.  Bu asi çocuk tüm kazanmaya alışkın yarışçıların aksine "front running" kavramını literatüre kazıyarak, bütün yarışlarda başlangıç çizgisinden finiş çizgisine kadar, hırçın ve ölümcül performanslar sergiledi. Karizması, stili ve yetenekleri ile bir dönem Amerikan halkının gözbebeği olan bu altın çocuğun ışıltısı Nike yetkilileri tarafından farkedildi ve O'nun adına bir koşu ayakkabısı bile üretildi.. Prefontaine markayla o kadar bütünleşmiş ki Nike'ın yeni yüzü olmuş ve daha sonraları Oregon'daki merkez binasına ismi verilmişti.. 30 mayıs günü henüz yeni aldığı üstü açık 1973 model MGB'si ile hız yaparken karşıdan gelen bir araçla çarpışarak korkunç bir şekilde can verdi.. Öldüğünde ise henüz 24 yaşındaydı...

Aslında bu filmi de özetliyor. Filmi izlerken bir insanın hırsına, asiliğine, başarma arzusuna hayran kalıyorsunuz.
Ama ne yazıkki bu film televizyonların çok fazla ilgisini çekmemiş olacakki çok fazla kanalda yayınlanmadı. Ben seneler önce Cnbc-e de denk gelmiş ve yine aynı kanalda farklı bir zamanda 2. kez izlemiştim. Çok araştırdım ama maalesef DVD'sini bulmam mümkün olmadı. 

Filmden benim dikkatimi çekmiş bir iki repliği de veriyorum. Olur bir gün denk gelirsiniz mutlaka izlemenizi tavsiye ederim...

Mary Marckx: Do you believe in God?
Steve Prefontaine: I believe in myself.

Bill Bowerman: Running, one might say, is basically an absurd past-time upon which to be exhausting ourselves. But if you can find meaning, in the kind of running you have to do to stay on this team, chances are you will be able to find meaning in another absurd past-time: Life.   

Steve Prefontaine: It's the hardest thing in the world to believe in something, if you do it's a miracle.



Hiç yorum yok:

"Bir Dur Densin"