Bugün aklıma "ekin çemberleri" için güzel bir konu gelmişti. Sonra tırnağımı kırdım, resmen etimden kopup gitti. O can havliyle konuyu da unuttum tabi, arada kaynadı. Sonra bir şarkı takıldı kulağıma. Eski, türk sanat müziği.. Eve geldim koşa koşa, babama şarkının ne olduğunu sormak için. Tam "Baba işte içinde böyle kelebek geçiyo, baharlı bişi müziği dınınıınımmndıınııdınıımmın gibi bişi" diye, adamcağızın garip bakışlarına aldırmadan anlatırken, Awesome'ın bahçedeki yeni sulanmış çimler arasında çamura bulandığını gördüm. O ayaklarla evin içine koşturacağını bildiğimden kulağından çekip onu ordan çıkarmak istedim ve kulağını güllerin dikenlerine taktırdım. Bembeyaz tüyleri kana bulanınca ben kendimden geçmişim tabi. Bahçeye yardıma koşan ve senelerini tavşan bakımına harcamış komşu sayesinde yarasını hemen iyi ettik o ayrı mesele. Ama şarkı da bu vesile ile kaynadı.
Demem o ki, size bir şarkı ve bir de ekin çemberi borcum olsun. Sanki kısa kısa bi boka benziyor yazdıklarım da, işte ((: Ama yine de blogtan eli boş çıkmak olmaz. O zaman salatalık kabuklarından Elvis stili saçları ile Bunny karşınızda (: (Bazen Awesome bazen de Bunny dediğimi biliyorum. Ama isim yaratıcılığım rezalet durumda olduğundan böyle idare edeceğiz yapacak bir şey yok)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder