Böyle her gece uyku uyumadıkça insan bir yerden sonra psikopata bağlıyor. Eve bile geç geliyorum bu uykusuz dolanma sürecini mümkün mertebe geri çekmek için. Mesela 20'lik dişimi çektirdiğimden beri bir takıntı peydah oldu. Gece yatmadan önce dişlerimi fırçalamayı unuttuysam gece yatakta kıvranıp duruyorum. O kadar üşeniyorum ki kalkıp fırçalamaya ama fırçalamadıkça da uyuyamıyorum. Uykusuzluğumu da hep bu içsel ve dişsel çekişmeye bağlıyorum.
Ama yok. Olay diş fırçalama mevzusu kadar basit ve de sağlıklı değil.
Annemin tuhaf bir alışkanlığı var. Bana hatırlatması gereken bir şey varsa ya da ben ne zaman bir şey yapmak için adım attımsa, bana o işi yapmamı söylüyor. Mesela ben kalkıp, atıyorum, çay demlemek için su koymuşumdur ketıla, hemen akabinde annemden bir ses gelir "Çay demle de içelim". Ya da ne bileyim o an odamı topluyorumdur hemen kapıda biter "Şu dağınıklığı bir toparla" Şaka gibi hatun bizimkisi.
Ha, ben de anneme çekmişim işte. Ne zaman ki uyumak için koyuyorum yastığa kafamı hemen içimden bir ses "Hadi artık yat uyu" diyiveriyor. Ben napıyorum? Uyumak için yatıyorum zaten.
Böyle de kendimle didişiyorum. Zaten hava sıcak! Bahar niye gelmedi ya? Ya da ben mi kaçırdım baharı?
Bir de uyku problemi diye bakınırken şunu buldum:
uykumu uyuttum, uykusuz yatıyorum
ama sen her şeyden habersiz,
ne güzel uyuyorsundur kim bilir?
ne kadar güzeldir saçlarının yastığı öpüşü
tabi, ne yastığın haberi var ne saçlarının
ben uyumuyorum...
yastığım da yok...
saçların da...
Epeydir bir şeyler karalamıyordum. Nerden de esinti geldi esinlendim böyle? Ben de dedim ki o zaman açık bırakayım her yeri cereyan yapsın biraz... En olmadı uykusuzluğuma verirsiniz...
oysaki sen ne güzel uyuyorsundur şimdi kim bilir.
Neyin yorgunluğu vardır şimdi üzerinde?
Yastığa bir karış kala mı uyudun,
yoksa bir müddet günün hesabını yaptın mı kafanda?
Sen de yatmadan önce
dişlerini fırçalamayı unuttun mu benim gibi?
Çok mu sıcak senin de odan?
Su koydun mu sen de baş ucuna,
içine buz attığın bir bardak?
Uykuya dalmadan en son aklından kim bilir ne geçti.
Belki de okuduğun kitap göğsünde uyuyakaldın öylece.
Ya müziği açık bıraktın
ya da televizyonu...
Belki de işgüzar bir musluk
damlayarak bölecek uykunu.
Belki de duymayacaksın bile
saatin hiperaktif tiktaklarını...
Kim bilir,
belki de uyuyor biri sol yanında.
Sen yüzüstü yatmışsın da
o da sağ kolunun hemen altında.
Kim bilir...
Söyletme şimdi beni.
Sen yüzüstü yatmışsın da
o da sağ kolunun hemen altında.
Kim bilir...
Söyletme şimdi beni.
Oysa,
ben uyumuyorum.
Üstelik, senin kim olduğunu bile bilmiyorum...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder