Cahillerin yaptığı şu işlere de bakın. Hay Allah yaaa! Hala inanan var mı lan böyle şeylere? Senin yüreğin kabarmış, üç vakte kadar bi haber alıcan, kısmetini bağlamışlar, hacıya hocaya görünmelisin...
Demeyin lan öyle(: İtiraf ediyorum. Ben de kalkıp yerimden bu ruhani kısma adım attım. Aralarına sızdım olayı gözlemledim (: Annem cahil cühela bi insan değildir. Ama son zamanlardaki tutukluğum, her elimi attığım işi cenabet bir tavırla bok ediyor olmam falan dikkat çekmeye başlamış olacak ki, bir arkadaşının tavsiyesi üzerine, onların deyimiyle "falcıya" benim deyimimle "durum analizine" gittik.
Bahçe içinde tek katlı bildiğin köy evi. Yaşlı bir kadın. Hatta ortama ayak uydurmuş pek bir "nur" yüzlü... Küçük bir oda girişte. Belli kadın aynı zamanda bu odada kalıyo. Bahçedeki ağaçlar koyu bi gölge oluşturmuş. Bir divan hemen girişte, karşısında 2 tekli koltuk ve hemen yanında bir çekyat... Garip bir de tıkırtı geliyo bi yerlerden. Ortamda bir gariplik arıyorum. Kendimi korkutmaya falan çalışıyorum ama içimden sürekli bir kıkırdama durumundayım. Kadın geliyor. Şöyle bir süzüyor yorgun gözlerle. "Kime bakılcak" diyor. Bana diyorum hemen, çocukluğumda atari sırasının ben de olduğunu söyledğimdeki gibi bi his var içimde böyle heycanlı, muzip, hevesli falan... Ana adı baba adı soruyor. Anne kızlık soyadı da sorcak diye bekliyorum. Heygidi iyi sıhatte olsunlar da teknolojik çalışıyor T.C kimlik numaramı çıkarmak için hazırlansam mı diye düşünüyorum (: Kocanın adı diyo. Önce içimden bi oha dedikten sonra "yok teyze" diyebiliyorum. Erkek arkadaşının adı o zaman diyo. "yok teyze" diyorum sonra sesim mırıltıya dönüştüğü anda "olsa dükkan senin" dökülüyor ağzımdan annemin dürtmesiyle de boğazımı temizleyip "ehe diğer soru" moduna geçiyorum. Ama o sırada kadında garip bir ifade farkediyorum. Böyle bi şaşkınlık, yalan söylüyorsun bakışı var aynı. Sanki annemden çekinmişim de yok demişim gibi. Nedense hemen olayı yemin ederek destekleme ihtiyacı hissediyorum. "Valla yok teyze" Çok garip, diyor... "Senin gibi güzel bi kızın nasıl olmaz yanında birisi" diyor. İltifat mı etti aşağıladı mı diye gözlerimi kısıp teyzeyi süzüyorum. Önüne dönüp divana doğru uzanıyor. Beyaz bir tas, tasın içinde su. Dudakları kımıldamaya başlıyor. Belli bir şeyler söylüyor. "Ayrıldığın kişinin ismi ne" diyor. Söylüyorum (: "Bu o değil" diyo bu sefer. Garip bi şekilde tasa kitleniyor gözlerim. Nasıl ya kim var ki orda diye bakınıyorum aval aval... Ve yorum geliyor ardından "Senin kısmetin bağlanmış. 18-19 yaşlarındayken sen, biri sevmiş seni. Yüz vermemişsin. Haberin olmamış ama hırs yapmış bağlamışlar kısmetini. Her kime bağlattılarsa becerememiş yanlız. Sana her gören aşık ama yaklaşamıyorlar sana. İstesen başlamaz, başlasa mutlu sonu olmaz. Sadece eş değil işini de etkiliyor. Tüm kısmetlerin kapalı, karşındalar ama sana ulaşmıyorlar" Annem atılıyor bi telaş. "Eee napıcaz?" Açtırın bi hocaya.(ehheh mübarek kapı sanki. çilingir çağrıcaz) Ben yaşlıyım beceremem artık. Varsa bildiğiniz tanıdığınız görünün diyor...
Çıkıyoruz ordan. Ha öyle tahmin edildiği gibi yüksek meblağlar almış değil kadın. Para mara istemiyor yani. Biniyoruz arabaya. Annemler durcak gibi değil. Sıcağı sıcağına haydiyin hocaya moduna giriyorlar. Ben eğlenmek için ve sırf neymiş lan bu hacı hoca bi görelim diye meraklılığımdan ses çıkarmıyorum. En sonunda gidiyoruz hocaya. Senelerce oturduğum evin hemen arkasında çıkıyor hocanın evi. "vay be" diyorum. "Görüyon mu iyi olacak hastanın doktor senelerce kıçının dibinde oturmuş." :P
Burası daha bi farklı. İşin ilginç yanı bu sefer mahallede arada motorsikletiyle gördüğüm "vay be adamdaki asi ruha bak" dediğim amcanın tam karşısında oturuyorum. Senelerce motorla gezip tozduğu için "asi ruh" olarak tanımladığım insan bildiğin ruhlar aleminden biri çıkıyor. :D Annem yıldızname baktırcaz diyor. Adam açıyor bir kitap. İsmimden anne ismimden felan bazı rakamlara ulaşıyor. Sonra başlıyor okumaya. Ben tabi ilk salaklık dua okuyo felan sanıyom. Meğer adam benim hayatı okuyormuş. İlk başları anlamıyorum tabi. Derken irkiliyor birden. Ve işte o an bana "lan? yoksa?" dedirten cümleler dökülüyor ağzından "18-19lu yaşlarında biri sevmiş seni. Sen yüz vermemişsin buna. Gönül eğlendirmişsin demiyim ama pek bi üzmüşsün. Kısmetini bağlamış bu senin. Her görenin gözü takılıyor sana ama gel gör ki yanaşamıyorlar."
"Hayde bireh peeehhh" diyorum istemsiz.
Tabi ben dalga geçmeyi bırakıyorum o saatten sonra. Aklıma o yaşlarda yaptığım bir olay geliyor. Hemen connect oluyorum durumla. İyi hoş da, çocuğun işi gücü yok da benim kısmetimi bağlamak için hocaya mı gitcek. Hayır. Ama hep söylerdim ahını aldım diye. Hoş konuşmuş halletmiştik durumu çok sonrasında. "Hakkım sana helal merak etme" demişti. Yine de bazen düşünürdüm bi ilişkide dikiş tuturamadım mı, zamanında yaptığım şeylerin karma misali gelip beni bulduğunu... Ha, ipler miydim? Hayır (:
Tabi adamcağız dua mua, yapıyor bişiler. Bunu neden anlattım? Bu tarz şeylere inanmam. İnana da mani olmam gerçi... Hayatta herkesin kendi beyni kendi akli iradesi var. Ben karmaya inanıyorum kısmet bağlanmasına değil... Zamanında yaptığım hataların telafisini çok defa yapmışımdır. My name is earl tarzı (: Elimde bir listem eksik...
Ama gelin görün ki burdan o kısmetimi bağlayan hayvana seslenmek istiyorum "Lan it! Biz senle böyle mi anlaşmıştık? Zaten becerememişsin bağlamayı. Ama sen hep böyleydin; beceriksiz... Noldu lan, ne geçti eline?" Demeyin lan öyle(: İtiraf ediyorum. Ben de kalkıp yerimden bu ruhani kısma adım attım. Aralarına sızdım olayı gözlemledim (: Annem cahil cühela bi insan değildir. Ama son zamanlardaki tutukluğum, her elimi attığım işi cenabet bir tavırla bok ediyor olmam falan dikkat çekmeye başlamış olacak ki, bir arkadaşının tavsiyesi üzerine, onların deyimiyle "falcıya" benim deyimimle "durum analizine" gittik.
Bahçe içinde tek katlı bildiğin köy evi. Yaşlı bir kadın. Hatta ortama ayak uydurmuş pek bir "nur" yüzlü... Küçük bir oda girişte. Belli kadın aynı zamanda bu odada kalıyo. Bahçedeki ağaçlar koyu bi gölge oluşturmuş. Bir divan hemen girişte, karşısında 2 tekli koltuk ve hemen yanında bir çekyat... Garip bir de tıkırtı geliyo bi yerlerden. Ortamda bir gariplik arıyorum. Kendimi korkutmaya falan çalışıyorum ama içimden sürekli bir kıkırdama durumundayım. Kadın geliyor. Şöyle bir süzüyor yorgun gözlerle. "Kime bakılcak" diyor. Bana diyorum hemen, çocukluğumda atari sırasının ben de olduğunu söyledğimdeki gibi bi his var içimde böyle heycanlı, muzip, hevesli falan... Ana adı baba adı soruyor. Anne kızlık soyadı da sorcak diye bekliyorum. Heygidi iyi sıhatte olsunlar da teknolojik çalışıyor T.C kimlik numaramı çıkarmak için hazırlansam mı diye düşünüyorum (: Kocanın adı diyo. Önce içimden bi oha dedikten sonra "yok teyze" diyebiliyorum. Erkek arkadaşının adı o zaman diyo. "yok teyze" diyorum sonra sesim mırıltıya dönüştüğü anda "olsa dükkan senin" dökülüyor ağzımdan annemin dürtmesiyle de boğazımı temizleyip "ehe diğer soru" moduna geçiyorum. Ama o sırada kadında garip bir ifade farkediyorum. Böyle bi şaşkınlık, yalan söylüyorsun bakışı var aynı. Sanki annemden çekinmişim de yok demişim gibi. Nedense hemen olayı yemin ederek destekleme ihtiyacı hissediyorum. "Valla yok teyze" Çok garip, diyor... "Senin gibi güzel bi kızın nasıl olmaz yanında birisi" diyor. İltifat mı etti aşağıladı mı diye gözlerimi kısıp teyzeyi süzüyorum. Önüne dönüp divana doğru uzanıyor. Beyaz bir tas, tasın içinde su. Dudakları kımıldamaya başlıyor. Belli bir şeyler söylüyor. "Ayrıldığın kişinin ismi ne" diyor. Söylüyorum (: "Bu o değil" diyo bu sefer. Garip bi şekilde tasa kitleniyor gözlerim. Nasıl ya kim var ki orda diye bakınıyorum aval aval... Ve yorum geliyor ardından "Senin kısmetin bağlanmış. 18-19 yaşlarındayken sen, biri sevmiş seni. Yüz vermemişsin. Haberin olmamış ama hırs yapmış bağlamışlar kısmetini. Her kime bağlattılarsa becerememiş yanlız. Sana her gören aşık ama yaklaşamıyorlar sana. İstesen başlamaz, başlasa mutlu sonu olmaz. Sadece eş değil işini de etkiliyor. Tüm kısmetlerin kapalı, karşındalar ama sana ulaşmıyorlar" Annem atılıyor bi telaş. "Eee napıcaz?" Açtırın bi hocaya.(ehheh mübarek kapı sanki. çilingir çağrıcaz) Ben yaşlıyım beceremem artık. Varsa bildiğiniz tanıdığınız görünün diyor...Çıkıyoruz ordan. Ha öyle tahmin edildiği gibi yüksek meblağlar almış değil kadın. Para mara istemiyor yani. Biniyoruz arabaya. Annemler durcak gibi değil. Sıcağı sıcağına haydiyin hocaya moduna giriyorlar. Ben eğlenmek için ve sırf neymiş lan bu hacı hoca bi görelim diye meraklılığımdan ses çıkarmıyorum. En sonunda gidiyoruz hocaya. Senelerce oturduğum evin hemen arkasında çıkıyor hocanın evi. "vay be" diyorum. "Görüyon mu iyi olacak hastanın doktor senelerce kıçının dibinde oturmuş." :P
Burası daha bi farklı. İşin ilginç yanı bu sefer mahallede arada motorsikletiyle gördüğüm "vay be adamdaki asi ruha bak" dediğim amcanın tam karşısında oturuyorum. Senelerce motorla gezip tozduğu için "asi ruh" olarak tanımladığım insan bildiğin ruhlar aleminden biri çıkıyor. :D Annem yıldızname baktırcaz diyor. Adam açıyor bir kitap. İsmimden anne ismimden felan bazı rakamlara ulaşıyor. Sonra başlıyor okumaya. Ben tabi ilk salaklık dua okuyo felan sanıyom. Meğer adam benim hayatı okuyormuş. İlk başları anlamıyorum tabi. Derken irkiliyor birden. Ve işte o an bana "lan? yoksa?" dedirten cümleler dökülüyor ağzından "18-19lu yaşlarında biri sevmiş seni. Sen yüz vermemişsin buna. Gönül eğlendirmişsin demiyim ama pek bi üzmüşsün. Kısmetini bağlamış bu senin. Her görenin gözü takılıyor sana ama gel gör ki yanaşamıyorlar."
"Hayde bireh peeehhh" diyorum istemsiz.
Tabi ben dalga geçmeyi bırakıyorum o saatten sonra. Aklıma o yaşlarda yaptığım bir olay geliyor. Hemen connect oluyorum durumla. İyi hoş da, çocuğun işi gücü yok da benim kısmetimi bağlamak için hocaya mı gitcek. Hayır. Ama hep söylerdim ahını aldım diye. Hoş konuşmuş halletmiştik durumu çok sonrasında. "Hakkım sana helal merak etme" demişti. Yine de bazen düşünürdüm bi ilişkide dikiş tuturamadım mı, zamanında yaptığım şeylerin karma misali gelip beni bulduğunu... Ha, ipler miydim? Hayır (:
Tabi adamcağız dua mua, yapıyor bişiler. Bunu neden anlattım? Bu tarz şeylere inanmam. İnana da mani olmam gerçi... Hayatta herkesin kendi beyni kendi akli iradesi var. Ben karmaya inanıyorum kısmet bağlanmasına değil... Zamanında yaptığım hataların telafisini çok defa yapmışımdır. My name is earl tarzı (: Elimde bir listem eksik...
Bu da yine böyle bi anımdı işte. Bağlamayın lan kimsenin kısmetini gidip böyle hacıya hocaya. Yazık günah (: Ayrıca unutmayın. Hayatta iyilik yap denize at demişler alık bilmezse balık bilir. Alık değildi sanırım. Kesin bu laf böyle değildir. Pozitif düşünceye inanın. Pozitif düşünün iyi şeyler gelsin başınıza. İnsanların hakkını yemeyin ki sonradan haksızlığa uğramayın siz de...
Kısmetimi bağlamış... Bak sen... Vay it!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder