sulu kar yağıyor dışarda. kar bile kar değil artık. herşey pek bir sulu. insanlar çok sulu mesela. iç anadoluda 3 gün önce yediğim ayva da suluydu. iç anadolu demişken; geçen hafta evde otururken canım beypazarı kurusu çekti. kalktım gittim. salıdan beri bir konakta konakladım. gitmem geldi birden. öylesine... geçtim killi topraklardan. biraz tepeden baktım ankaranın bozkırlarına. kuru soğununu çektim kemiğimin iliklerine. üşüdüm, geldim...
gitmelerim geldi yine. başımı bile geride bırakıp gidesim geldi. bilmediğim dillerde şarkılar dinliyorum kaç gündür. anlamıyorum da ne dediklerini. ama dinliyorum bir de üstüne hüzünleniyorum. sanki çok acıklı birşeyler anlatıyorlarmış gibi geliyor bana.
bir de çok gariptir kimsenin görmediği, farketmediği yada görüp es geçti şeyler benim dikkatimi cezbediyor. saatlerce takılıp kalıyorum yada kaybolana kadar gözlerim dalıp gidiyor o şey üzerinde.
kendime geldiğimde yine içime gitmek gibi bir his çöküyor. ama hüzünleniyorum da, gitmenin heyecanı değil de hüznü kaplıyor bu sefer içimi.
manyaklaştım ben. iyi miyim değil miyim bir türlü kestiremiyorum. tuhaf tuhaf rüyalar görüyorum her gece. rüyalarımda bile beni hüzünlendiren dilini bilmedğim şarkılar çalıyor. ama anlıyormuşum sanki ne dediklerini. aslında anlamıyorum. ne diyorlar bilmiyorum. neyi anlatıyorlar? kime yazılmış o şarkı? bestelerken kimi yada neyi düşünmüşler acaba? ben kendimi düşünüyorum dinlerken o şarkıları.hüzünleniyorum. hüzünlendikçe başa alıp alıp bir daha dinliyorum.
gidesim var yine. neresi olduğu fark etmez. karavanım nerde benim?
ben kapatamıyorum. biri sustursun o şarkıları. söylemesinler artık...
4 yorum:
Bazen gitmek istiyor insan. Neresi olduğunu önemsemeden, neden kaçtığını bilmeden ama kaçarcasına gitmek istiyor. Kaçarken kaçtıklarını da yanında götürdüğünü bilmeden.
Çok fazla kafana takma gitme konusunu. Gitme zamanı geldiğinde gideceksin zaten bir an bile tereddüt etmeden.
Pakize Suda'nın Gitmek isimli bir yazısını hatırladım. Can Yücel imzasıyla denk gelmiş olabilir internette. Okumadıysan okumalısın mutlaka ;)
Bu arada blogunun yeni hali çok güzel olmuş (:
http://kirkaltincigalaksi.blogspot.com/2010/07/nasl-gidecegim-ben.html bu yaz da yazmıştım böyle bir yazı. ama o zaman nasıl gitmeli ne etmeli demekle meşguldüm. orda eklemiştim o şiiri.
ara ara gitmek geliyor hep bana. alıştım da gitmelerim gelmeden yapamıyorum (:
buarada beğendiğine sevindim. daha önce değiştircektim ama firefox kullanıyorum ve tasarım kısmı açılmıyordu blogun. en son chrome'da denedim açıldı ve değişebildim blogu (: daha düzenlemek istediğim şeyler var ama zamanla artık (:
tanıdık hisler.
kaçmak, gitmek.
hatta mümkünse bir süreliğine ölüp tekrar devam etmek.
gitmek neyin çözümü olabilirki aslına bakarsan?
soluduğun hava değişicek, ama gördüğün rüyalar hep aynı.
keşke insan giderken içindekileri de bırakıp gidebilse. ama sanırım o gitmek olmuyor ona kaçmak diyorlar. gitmek başka bir şey... ben kaçmak değil gitmek istiyorum (: sadece gitmek...
Yorum Gönder