fotoğrafçıya gidip fotoğraf çektirmeyi pek sevmem. hele ki vesikalık falansa kasılıyorum niyeyse. bugün pasaport işlemleri için mecburi gittim tabi. daha kapıdan girmem olay oldu. kapıyı açamadım çünkü. bi müddet lan niye açılmıyo diye ileri geri dükkanın kapısıyla uğraştım. içerdekilerin bana sırıtmasına aldırmadan. pasaport için ve vize için derken hali hazırda hepsi çıksın aradan bi daha gerilmiyim böyle diyerek vesikalık da istedim. içeri geçtiğimizde ise fotoğrafçının bir nihat odabaşı edası ile çekmeye başlaması beni iyice gerdi tabi.
"evvv-veeeett omuzlarımız dik. biraz gülümseyelim çoookk güzel çekiyorum. dişlerimiz gözüksün, saçlarımızı yana doğru atalım biraz çook güzel. evet dudaklarımız kuru kalmış biraz ıslatalım..." derken bu cümleden sonra ben koptum tabi. artık nası bi "ha?" ifadesi takındımsa "ee çekiyorum ,tamamdır" diyip işkenceye son verdi allahtan.
ama ben o kadar nefret ediyorum ki bu işlemden bir daha çektirme işi olmasın diye 24 tane vesikalık istedim. şimdi düşünüyorum da o kadar fotoğrafı nerde kullancam bilmiyorum.
sonrasında da pasaport harcını yatırmak için bankaya gittim. ama size bir dip not yapı kredi pasaport harcını alıyor ancak defter bedelini almıyor. hepsini araştırmadım bankaların ama ziraat bankası her ikisini de alıyor aklınızda olsun. yoksa gidip mal gibi yapı kredide sıra beklemeyin benim gibi (:
hava deseniz buz gibi. sanırım bu londra işini marta falan sarkıtıcam. acaba hava düzelir mi? yan çizmiyorum. karlı londrada dolanmaktansa hava kapalı olsun yağmur yağsın daha iyi bence.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder