Yazamıyorum... Önceden olsa bu durum hiç sıkmazdı içimi. Çünkü yazamadığım zamanlarda en azından "karaladıklarım" vardı. İki çift kelime yarım kalmış bir cümle misali de olsa duruyordu kağıtta...
Şimdi yazamıyorum. Kendimi eksik ve garip hissetmenin yazamama eyleminden dolayı olacağını hiç düşünmezdim oysa. Yakın çevremdekilerin "Eh artık tüm bunlardan bir kitap çıkarırsın" diye girdikleri beklenti kasıyor belki de beni... Aklımda bir hikaye dönüp duruyor. Başı belli sonu belli ama dolduramıyorum iç kısmını. Karakterler bile isimsiz. Bir anne babanın yeni doğan çocuğuna henüz isim bulamamış olması gibi bir duygu bu sanki. Oysaki karakterleri öylesine tanıyorum ki. Neye kızarlar biliyorum, neye sevinirler, neye gülerler ve neye üzülürler hepsini biliyorum...
Ama başlayamıyorum yazmaya. İlk cümle çıkmıyor, dökülmüyor bir türlü parmaklarımdan... Başladığım cümlelerin sonuna nokta koyamıyorum bir türlü ve elim sürekli "del" tuşuna basıveriyor. Annem bir örgüye başlarken eğer odaya birisi girerse işin bitmeyeceğine inandığından söküp yeniden başlar. Ben de böyleyim sanırım. Her cümlemde aklıma gelenler yüzünden siliyorum tüm cümleleri.
Yazamıyorum... İçimdeki isimsiz cümle embriyoları bende sancı yaratıyor. Yaratım sancısı dedikleri bu mu acaba? :S
2 yorum:
vaaay :) 40 yıllık yazar entellikleri yapma len bize :p sıkıntı dediğin böyle olsun ya :p çok entelektuel sıkıntılar bunlar :D annem bi örgüye başlerken ben kapıdan içeri girmişim. haberim yok. bilsem örgüye yeni başladığını. girer miyim hiç :p oğlum çık bi daha gir dedi. anne bırak bu işleri dedim :p neyse geyiği bi yana bırakacak olursak, yalnız olarak uzunca vakitler geçirmek bu konuda sana iyi gelebilir diye düşünüyorum. bi de bu düşünceden kurtulman lazım bence. yazacam yazacam! bundan kurtulduğun an yazmaya başlarsın. bende okumak isterim bitirdiğinde :)
sorma yaaa tribe girdim bildiin gibi diil :D
ama bu biraz şey gibi hani bir şey olur bir an önce gidip en yakın arkadaşına anlatmak istersin için içine sığmaz.. öyle bir durum ama gel görki bir yandan da ağlamak istersin de ağlayamazsın böyle boğazın düğüm düğüm bi ağlasan rahatlıycan ama yağmurlu pazar akşamüstleri gibi bi sıkıntı olur içinde.
heh böle şeyler :D
noluyo lan bana bahar geliyo ya ondan sanırım :D
Yorum Gönder