Dedim ki :

i know all the rules, but the rules do not know me...

"bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak hoştur. ve geceleri gökyüzüne bakarsın. herşeyin çok küçük olduğu gezegenimi gösteremem sana.. belki böylesi daha iyi. yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin..."




Aralık 23, 2010

piç ettik

ne zaman görsem, öyle uzaktan, içim acıyor hem de en derinlerden bir yerden. diş minesi hassas birinin buzlu bir şeyler içtiğinde dişlerinin kamaştığı gibi sızlıyor etim. 

hani diyorum, derisini yüzsem ya bedenimdeki tüm dokunduğun yerlerin?.. yokluğunda tenimdeki bunca boşluğa dayanmak zorunda kalmam en azından.

acıyorum, acıyan yanlarıma. sensiz bir yatağın sağ yanına acıyorum mesela. yastığın çapraz duruşu çarpık tekleşme benim gözümde. çarpık çurpuk hayallerin peşinde, tüm gece, çarpılıyorum; cereyanda kalmış küçük bir velet gibi hem de...

özlemek, böyle bir şey olmasa gerek...

bazen bir şeyler duyuyorum hakkında senin. kaybettiğiniz bir maça sinirleniyorsun bazen. yada dinlediğin bir aşk şarkısı ardından atıp tutuyorsun. duyuyorum. hayatımdan bu kadar çıkmışken, hayatımın bunca içinde olmana şaşarak mahsunlaşıyorum. 

dudaklarımı büküyorum kimsesiz bir velet gibi. hani, piç bırakılmış. mahallenin kötü veletleri tarafından taşlanmış, alay edilmiş, tartaklanmış bir piç gibi sana içleniyorum. 

içimde bir şeyler acıyor sonra... tarif de edemem, hani sızlayan yerim aha şurası diyemem, gösteremem en acıttığın yerimi. saç diplerime kadar sızlıyorum ben. sızlanıyorum sonra geceleri.

özlemek... bu olmasa gerek.

neden? soru sormak aslında pek bi manasız. ne de olsa sorularla başlayan bir ilişkiydi bizimkisi... ama neden? neden, hissettiremedik biz sevgimizi? paylaşamadığımız neydi? bulunduğumuz şehrin o iki yakası, hani sen bir yakada ben bir yakada... o iki yaka bile paylaşmışlar bir boğazı. biz neyi paylaşamadık ki?


biz birbirimizi değil, bir aşkı terk ettik. 

piç ettik...

Hiç yorum yok:

"Bir Dur Densin"