Dedim ki :

i know all the rules, but the rules do not know me...

"bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak hoştur. ve geceleri gökyüzüne bakarsın. herşeyin çok küçük olduğu gezegenimi gösteremem sana.. belki böylesi daha iyi. yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin..."




Eylül 11, 2010

egede eylül başkadır... ama eylülde ege; bambaşkadır!

egeye gidip gelmeler son buldu sonunda... ara ara kaçışlar sonrası eylül havası alıp döndüm yine hayır'ı basmaya!

Bir de ne gariptirki yazamıyorum şu sıralar... Oysa neler neler geçiyor başımdan. İşten bunalmış olmanın son sınırındayım artık. Başka iş bulmadan işi bırakmak istemiyorum ama o yolda da ilerliyorum elimde değil. Bu hafta hatta yeter lan diyip çıkıp gelebilirim. Ki yaptığım işi ne çok seviyorum... Ama insanlar zevkle yaptığınız bir işten bile soğutabiliyorlar sizi. ama çıksam yine aileme karşı söyleyecek sözüm olmayacak. geçen seferki şeyleri tekrar yaşamaya ne kadar hazırım?

Bunca zaman sonra yeter artık diyip kalbimin kapılarını da açmıştım birine kısa bi süre önce. Yine büyük bir hayal kırıklığı... Bir insanın sevgisinden emin olamamak ve onu sırf bu yüzden sevememek... Ama yokluğunda onu özleme becerisine de sahip olmak aynı zamanda...

Gitme isteği... Yurt dışı eğitim araştırmaları... Bu yaştan sonra çok mu akıl kârı düşüncesi... Sırf gitmiş olmak için gidersem döndüğümde ne olacak? balık gibi oldum alık alık bakıyorum...

Peki ya farklı bir meslek dalı için eğitim alma? web tasarımı öğrenmeye karar verme... zaten bu işin içindeyken iyice aklımı çeliyor bu durum...



çok darlanıyorum. beynimde binbir düşünce. biri diğerine bağlı, öteki berikine... ne yardan vazgeçebiliyorum ne serden...

8 yorum:

stickman dedi ki...

bir işi ne kadar seversen sev, eğer hayatından çalmaya başlıyorsa bırakmalısın bence. çünkü o zaman çalışmanın pek bi anlamı kalmıyo diye düşünüyorum. yani çalış çalış nereye kadar. çok mecbur değilsen bırakabilirsin. bi de tam olarak ne iş yaptığın konusunda derin merak içindeyim. web tasarım sanıyodum ama yazıda onu öğrenmekle ilgili bi bölüm var. napıyorsun allasen bu kadar severek? öğrenemezsem çatlarım :)

Antartika Konsolosu dedi ki...

aslında halkla ilişkiler mezunuyum. web tasarım ajansında müşteri temsilciliği yapıyorum (: bir sayfanın designbriefinin hazırlanmasıyla beraber tüm tasarım html kesimi içerik girişi vs vs vs tüm aşamalarından sorumluyum diyebilirim. bir siteyi yoktan var etmek bir ekiple beraber.. (:

web tasarım öğrenme işine gelince ben müşteri temsilciliğinden ziyade onu yaratan olmak istiyorum. sitenin yüzünü belirlemek daha hoşuma gidiyor.

bilmiyorum yaa o kadar kafam karışık ki. gecenin 1inde anca eve gelip ertesi gün yine 7buöuk kalkıp işe gitmek ve işe gittiğinde bu iş niye bitmedi lafını duymak çok hoş bişi diil. zevkli bir iş yapıyoruz ve eğlenmemiz gerekiyor bence. ve bu 1gece 2 gece diil. her hafta yeni bi proje. hatta bazen 1 hafta içinde 2 ayrı proje. insanız bizde (: olmuyo ya yapamıyorum sanırım :( ya ben beceremiyorum yada imkansızı başarmaya çalışmak biraz aptalca

stickman dedi ki...

hatırlıyorum hatırlıyorum halkla ilişkiler mezunu olduğunu. şu nutella mevzusundan :)

oof off senin işin zor ya. "ne gidicem lan eve, yatarım ben ofiste" şiirini söylemeye başlamışsındır :D o müşterilere site beğendirmek ölümdür. bi de saçma sapan şeyler isterler ve aralarından çok cins insanlar çıkabilir. nerden biliyosun lan artis diyeceksin sen şimdi; kardeşim lisede web tasarım ve programcılığı okudu. şimdi de bilgisayar programcılığı okuyor. programcı kafası yüzünden tasarım becerisi biraz zayıf olsa da (arada ben fikir veriyorum öhöm öhöm) arada bu tarz serbest işler yapıyor. gerçi şu ana kadar sadece bi tanesinden para alabildi. ehehee :D kandırıyo ya bazı şerefsizler, yaptırıyor ama iş ödemeye gelince, bahaneler uyduruyorlar, kaçıyorlar. o kadar emek boşa gidiyor tabi. üzücü.

garip istekler konusunda şöyle bi örnek var mesela; siteye ebru yaşar şarkıları koymak. adam bilmem kaç ülkeye ihracat yapan fabrikaya site yaptırıyor ve böyle bir isteği var :S ve sorduğu can alıcı sorulardan biri; bu siteye benden başka birileri de girebilir mi? :D umarım sana böyle kişiler denk gelmiyordur.

birşeyler yaratmak tabi güzel birşey, istiyosan öğren yine ama tavsiye etmem. kardeşimi kaybettik artık onun için çok geç. bi kere göz ve bel ağrısı. ben grafikerliği bu yüzden bıraktım. şimdi artislik yapmak gibi olmasın ama okuldaki hocanın bulduğu işi bile geri çevirdim bu yüzden :D ha çok mu zenginim? yoo, valla çulsuzum :D ama sağlığımdan da önemli değil hiçbişey. ayağımı yorganıma göre uzatıyorum. pek sıkıntı olmuyor. bi de bu işte sürekli yeni programlar çıkıyor, sürekli onları takip etmek, yenilikleri sürekli öğrenmek gerek. gerçi şimdi bi çok şeyde bu böyle ama bu işlerde daha fazla. şimdi siz grup olarak haftada 1 yada 2 proje yapıyormuşsunuz ama ortalıkta öyle tasarım firmasıyız diye geçinenler var ki, direkt yabancı bi sitenin tasarımını kopyalayıp hemen yarım gün içinde bi siteyi bitiriyolar ve bunu 500-600 lira gibi bi fiyata satıyolar. bu da piyasayı baltalayıp öldürüyor tabi.

geçen sene bi ambalaj firmasında grafiker olarak başlamıştım. iş ilanı aklımda yanlış kalmış. ben sanıyorum ki çalışma saatleri sabah 9 akşam 5. (vay yavrum vaaay, nasıl bi kafadaysam) ilk gün akşam 6 oldu giden yok, 7 oldu giden yok, 8 oldu giden yok :D yanlış kalmış aklımda nasıl kalmışsa. sabah 8 akşam 7'ymiş. ama nedese akşamları hep uzuyordu. biraz gittim. baktım olmadı. dedim abi bu hayat değil. çekilecek şey değil. çünkü sabah 7 buçukda kalkıyodum, akşam 9 da evde oluyodum. servis kapıya kadar götürüp getiriyodu ama yok. cidden yaşanmaz böyle. bıraktım hemen. seninki daha fena. sağlığını filan bozar ya. daha insancıl bi iş bulmaya çalış bence. ha nolur biraz daha az kazanırsın, daha mütevazı bi yaşam ama en azından yaşam be abi :D öteki türlüsü, şimdi sana 100 milyar maaş verseler nolucak ki sanki :D uyurken mi harcıcaksın :D acımasız patronlara sömürtmeyin efenim kendinizi. şu hayatta karşılaştığım hiç bi patronda 1 gram vicdanla karşılaşmadım. hepsi acımasız nazi subayları gibi. gözlerinde acayip bir hırs. boşver.

bence sen metin yazarlığına yönel. tembellik etmeyip ilgili derslere gitseydim, ben öyle yapıcaktım :) aslında gidecektim ama dersler öyle birbiriyle bağlantılı ki birbirine. birini kaçırdınmı ucu gelmiyor. önceki dönemlerden gitmediğim ve hiç bişey bilmediğim derslerin üzerine anlatılıyodu ve tabi bende cortluyodum. iyice karıştırdım kafanı demi. benim de karıştı valla :D aslında bu işler biraz da kısmet işi be. valla. neyse üç günlük dünya, üzmeyelim kendimizi. evet şimdi gülümüsüyoruuuz :)

Antartika Konsolosu dedi ki...

ahhahah valla gülümsedim ya :D metin yazarlığını ben de düşünmüştüm. aman ne biliim ya. olmuyo işte. olmadığını biliyorum. 1-2 haftaya kadar net bi karar verip ayrılıcam sanırım. ama başka iş bulmak kolay değil. napıcam bilmiyorum. ama olmuyorsa da zorlamıycam çünkü bi kere sıkıntıdan zona geçirdim yine aynı şeyi yaşamıcam... (:

Adsız dedi ki...

bu noktada benim aklıma hep şu soru gelir: insan hobisini işi yaparsa ne olur? iki ihtimal var, ya bazılarının dediği gibi hayatı boyunca hiç işe gitmeme keyfini yaşar, ya da hobisini iş edinerek içine eder, keyif aldığı bir şeyden mahrum olur. Ben bu soruya hangi yanıtı vereceğimi henüz bulamadım. Sizce hangisi?

Antartika Konsolosu dedi ki...

eğer hobisini bir başka kişi altında çalışarak yapıyorsa içine eder. ama hobisini kendi işi yapıp kendine çalışıyorsa zevk alır ve hiç işe gitmeme keyfini yaşar.bence durum bu. ben hobimi başka insanların kurduğu bir yerde onlar adına çalışıp onlardan maaş alarak yaptım ve içine ettim. oysa kendime çalışsam gayette seviyorum işimi.


ve bugün. işten istifa etmiş bulunuyorum. son 2 haftam 1 ekimde bu kız yine işsiz. lanet olsun (:

Burak Kara dedi ki...

"hobby" kalsa vakit bulunmaz, "is" edindin mi icine etmen hep an meselesi.. Bence burda birilerinin yaninda ya da bir basina calismak ciddi bir fark göstermiyor..

"is"inden biraz olsun keyif aliyor musun, kendi keyfine vakit bulabiliyor musun sorulari arasinda bir yerde bir denge aramak lazim sanirim..

Aslolansa "is istir" deyip cok da ciddiye almamak gibi..

bazisi calismamak en güzeli diyor, ama issizlik de zor zanaat.. kolay gelsin yeni bir isle mesgul olana kadar diyeyim ben sana sevgili penguen..

Antartika Konsolosu dedi ki...

saol burakcım. yine başa sardım sanırım... ama biliyorum sonunda mutlu olucam ben (:

"Bir Dur Densin"