griler kaplamışken günün içini,
ben oflayıp puflarken oturduğum yerde,
sen
gülümsüyorsun ya karşı kıyıdan
hani gülümsediğinde dudaklarının yanı kırışıp
gözlerin kısılıyor ya
sonra o başın öne doğru eğilince
dudaklarındaki o gülümseme daha kaybolmamış oluyor ya
sıcak bir ekmeğin kokusunda sabah oluyor sanki işte o anda
bir pencere açılıyor
sardunyalar önünde rengarenk
hanımeli kokuyor rüzgar

masmavi gök, evin tavanı oluyor birden
nehirler çağlıyor yanıbaşımızda
bahar geliyor yağan karlara inat
ve yeşeriyor işte senin baktığın her yer
bir benim yüzüm kıpkırmızı
çimler arasındaki gelinciklere dönüveriyorum sanki...
sen,
gülümsüyorsun ya
gözlerinle gözlerimin ta içine bakarken
ben de gülümsüyorum işte o an
bir çocuğun çok sevdiği oyuncağını sarmalayıp
uyurken gülümsediği gibi...
bu bi şiir diildi aslında başlarken... hatta şöyle bir baktım da hala daha bir şiir değil.
öylesine yazdım
çok içimden koptu :(
2 yorum:
Kesinlikle bir şiir bence bu ve çok da güzel olmuş ;)
Bu arada bir mimin vardı bende, hala almamışsın :(
şiir olmuş dimi (: teşekkür ederim o zaman (:
aslında o gün hissettiğim bir şeydi. bir gülüşün bir insanı ne hale getirebileceğini unutmuşum uzun zamandır :D
Yorum Gönder